ABD Başkanı Trump ve Ukrayna lideri Zelenski arasındaki siyasi gerilim artıyor. İki liderin birbirini hedef alan son açıklamaları, ABD-Ukrayna ilişkilerini yeniden gündeme getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski arasındaki siyasi gerilim, iki liderin birbirini hedef alan son açıklamalarıyla yeniden alevlendi. Bu durum, Trump yönetimindeki ABD-Ukrayna ilişkilerinin genel seyrini ve geleceğini tartışmaya açtı.
Donald Trump, 2020 ABD Başkanlık seçimleri öncesinde, seçilmesi halinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın hiç başlamayacağını ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendi görev süresi boyunca savaşa girişmeyeceğini savunuyordu. Trump, bu konudaki eleştirilerini sıklıkla selefi Joe Biden’a yöneltiyor.
Trump, Zelenski’yi savaşın başlamasındaki rolü ve sürekli daha fazla yardım talebi nedeniyle eleştirirken, Putin’in kendisi başkan olsaydı savaşa başlamayacağını iddia ediyor. 2023 seçim kampanyasında da Demokratların Ukrayna’ya yönelik yoğun desteğini eleştiren Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı “Biden’ın savaşı” olarak nitelendirdi.
Göreve geldiğinde savaşı 24 saat içinde bitirme sözü veren ancak bunu başaramayan Trump, daha sonra bu söylemin “kinaye” olduğunu savundu. Demokratların iktidarında Ukrayna’ya 350 milyar dolar yardım yapıldığını belirten Trump, bu durumu sıkça eleştiri konusu yapıyor.
Trump’ın başkanlığı döneminde Zelenski ile birçok kez bir araya gelmesi ve ABD özel temsilcilerinin Rus ve Ukraynalı yetkililerle görüşmeler yapmasına rağmen, Abu Dabi ve Cenevre’deki görüşmelerden savaşı sona erdirecek net bir karar çıkmadı.
28 Şubat 2025’teki ortak basın toplantısı, iki lider arasındaki gergin ilişkiyi gözler önüne serdi. Nadir toprak elementlerine ilişkin olası bir anlaşma gündemiyle kameralar karşısına geçen liderler, birbirlerine suçlamalarda bulundu. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Zelenski’yi “saygısızlıkla” suçlarken, Zelenski ABD’nin savaşı hissetmediğini belirtti.
Trump, Zelenski’ye “Bize ne hissedeceğimizi söyleme. Bir sorunu çözmeye çalışıyoruz. Bize ne hissedeceğimizi söyleme çünkü bunu tam olarak dikte edecek konumda değilsin” şeklinde yanıt verdi.
Tartışmalı basın toplantısının ardından liderler ilişkilerini düzeltme yoluna gitti. Trump, Mart 2025’teki telefon görüşmesinin “çok iyi geçtiğini” açıklarken, Zelenski de Trump liderliğinde kalıcı barışın sağlanabileceğine inandıklarını belirtti, ancak bu çaba sonuçsuz kaldı.
İlerleyen dönemde Trump, Ukrayna ile nadir toprak elementleri konusunda anlaşma imzalayacaklarını duyurdu. Ancak Zelenski’nin anlaşmadan geri adım atmaya çalıştığı ve bunun sorun yaratabileceği mesajı verildi. Zelenski “önce ateşkes sonra anlaşma” savunurken, Trump anlaşmanın imzalanmasının geciktiğini belirtti.
Mayıs 2025’te ABD ve Ukrayna, nadir toprak elementlerinin kullanımını da içeren “ekonomik ortaklık” anlaşmasını imzalayarak ilişkileri yeniden ivmelendirdi. Taraflar, görüşmeleri olumlu ve üretken olarak nitelendirdi.
Bu dönemde Trump, Putin’e yönelik eleştirilerini artırarak Rus liderin eylemlerinden “memnun olmadığını” ve “çıldırdığını” savundu. Trump, 2025 yazında Ukrayna ve Rusya liderlerini bir araya getirecek bir toplantı için hazırlıklara başladığını duyurdu, ancak bu girişim de henüz başarıya ulaşmadı. Ağustos 2025’te Trump ve Putin Alaska’da bir araya gelerek Ukrayna krizi ve Rusya-ABD ilişkilerini ele aldı, ancak nihai bir anlaşma sağlanamadı.
Kasım 2025’te Trump yönetimi, Ukrayna ile Rusya arasındaki 28 maddelik barış planı önerisini Kiev’e sundu. ABD’li yetkililer, Batı’nın plana yönelik eleştirilerini “sahadaki gerçekleri yanlış anlama” olarak yorumladı. Ukrayna tarafı “milli çıkarlarına ihanet etmeyecekleri” mesajını verirken, Trump planın “son teklif” olmadığını vurgulayarak savaşı sona erdirme çağrısını yineledi.
Barış planı 23 Kasım 2025’te Cenevre’de görüşülürken Trump, Kiev yönetimini çabalarına minnet duymamakla suçladı ve Zelenski’nin planı okumadığını belirtti. Trump ayrıca, Ukrayna’da seçimlerin yapılması konusunu gündeme getirerek “Merak ediyorum, Ukrayna’da seçimlerin yapılmasına ne kadar zaman kaldı?” diye sordu.
Aralık 2025’te ABD’de bir araya gelen Trump ve Zelenski, görüşme sonrasında savaşı sona erdirmek için büyük ilerleme kaydettiklerini açıkladı. 2026’nın başında Trump, Rusya ve Ukrayna’nın anlaşmaya “yakın” olduğunu belirterek Putin’den Kiev’e saldırıları bir hafta durdurmasını rica etti.
Mayıs 2026’da Rusya ve Ukrayna, Trump’ın 3 günlük geçici ateşkes ve esir değişimi inisiyatifini kabul etti. Temmuz 2026’da ise Trump’ın Zelenski’nin Rusya ile savaş çerçevesindeki faaliyetlerine yönelik değerlendirmesinin olumlu yönde değiştiği öne sürüldü. İki lider, Patriot sistemlerinin üretim lisansını ele alırken, Trump daha sonra buna “kırmızı ışık” yaksa da Kiev umudunu sürdürdü.
Son günlerde ilişkiler yeniden gerildi. Trump, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine saldırmasını ve anlaşma yanlısı olmamasını eleştirerek ülkenin “yeni bir başkan edinmesi” gerektiğini iddia etti. Zelenski ise “tam ateşkes” halinde seçimleri düzenleyebileceklerini kaydederken ABD’yi Putin’i durduramamakla suçladı.
Trump ile Putin’in, Rusya’nın Amerikan ve küresel pazara dizel yakıt tedarik etmesi konusunda mutabakata varması tepkilere neden oldu. Avrupalı yetkililer, ABD’nin Ukrayna’yı Rusya’nın enerji tesislerine saldırılarını durdurmaması halinde istihbarat paylaşımını askıya almakla “tehdit ettiği” iddiasında bulundu. Trump, Ukrayna ile Rusya arasında enerji altyapılarına saldırmama konusunda bir “ateşkes sağlandığını” duyurdu. Zelenski ise bu fikri desteklediğini ancak Rusya’nın saldırılarına devam ettiğini belirterek Trump’ın açıklamasını ihlal ettiğini savundu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]