BM’den kritik rapor: Küresel ekonomi bu yıl yüzde 2,6 büyüyecek. Orta Doğu’daki savaş ve yapay zeka etkileri öne çıkıyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), yayımladığı son raporla küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 2,6’ya indirdi. Kuruluş, dünya ekonomisinin 2025’te yüzde 2,9 büyüdüğünü belirtirken, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği yüksek enerji fiyatlarının küresel ekonomi ve finansal istikrar üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.
UNCTAD, 2027 yılı için küresel ekonominin yüzde 2,7 büyüyeceği tahmininde bulundu. Gelişmekte Olan Ekonomilerdeki büyüme oranının ise 2025’teki yüzde 4,7’den bu yıl yüzde 4’e gerileyeceği öngörülüyor. Bu ülkeler, yeni teknolojik düzenlemeler ve politika engelleriyle karşı karşıya kalıyor.
Gelişmiş ekonomiler genel olarak durgunluk, sıkılaşan para politikaları ve enerji şoklarına karşı zayıf endüstriyel performansla mücadele ediyor. ABD, küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam ederken, 2025’te yüzde 2,1 olan büyüme oranının 2026’da da aynı seviyede kalması, 2027’de ise yüzde 1,8’e düşmesi bekleniyor. ABD’de yapay zeka yatırımları ve güçlü istihdam piyasası talebi desteklese de, devam eden enflasyon reel ücretleri olumsuz etkiliyor.
Batı Avrupa, yatırımlardaki durgunluk, ticaretin parçalanması ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle düşük büyüme sarmalında sıkışmış durumda. Güney Kore ve Japonya gibi bazı gelişmiş Asya ekonomileri ise yüksek teknoloji ürünlerine olan talep ve yarı iletken yatırımlarından faydalanıyor.
Geçen yıl 35 trilyon dolarla rekor kıran küresel mal ve hizmet ticaretinin bu yıl yüzde 4 büyümesi öngörülüyor. Yapay zeka, ticaret dinamizminin ana itici gücü olarak öne çıkarken, bu durumdan yalnızca sınırlı sayıda ekonomi fayda sağlıyor.
UNCTAD Genel Sekreter Vekili Pedro Manuel Moreno, raporla ilgili değerlendirmesinde, küresel ekonominin 2026’daki baskılara beklenenden daha fazla direndiğini ancak bu direncin artan farklılaşmayı gizlediğini belirtti. Moreno, gelişmekte olan ülkelerin birçoğunun gelişmiş ekonomilere yetişmekte zorlandığını ve devletlerin ulusal güvenlik ile teknolojik liderlik hedefleri doğrultusunda ticaret, finans ve teknolojiyi stratejik bir araç olarak kullandığını ifade etti. Dijital teknolojiler ve yapay zeka, ekonomik ve ulusal güvenlik arasındaki sınırları bulanıklaştırdı.
Moreno, bu dönüşümün gelişmekte olan ülkeler için kalkınma modellerini temelden etkilediğini vurguladı. Sanayileşme, mal ticareti ve küresel değer zincirlerine entegrasyonun artık daha az güvenilir hale geldiğini, değer yaratımının yarı iletkenler, yapay zeka ve temiz teknolojiler gibi stratejik sektörlere kaydığını belirtti. Bu alanlardaki yeni yatırımların büyük çoğunluğunun gelişmiş ekonomilerde toplandığını, ancak kritik minerallerde gelişmekte olan ekonomilerin liderlik ettiğini ancak katma değer yaratmada zorlandıklarını sözlerine ekledi.
Artan finansman baskılarına da değinen Moreno, resmi kalkınma yardımlarının üst üste üçüncü kez düşmesinin beklendiğini ve gelişmekte olan piyasalara yönelik portföy akışlarındaki oynaklığın arttığını kaydetti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]