ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptı küresel piyasalarda hareketliliğe neden oldu. Faiz kararları ve jeopolitik gelişmeler yatırımcıların odağında.
Orta Doğu’daki gelişmeler küresel piyasalarda fiyatlamaları etkilemeye devam ederken, İran ile ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalandığı bildirildi. Üst düzey bir ABD’li yetkili, anlaşmanın ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, İran adına ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını belirtti. Bu mutabakat, iki ülke arasındaki müzakerelerin gelecekteki çerçevesini sunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma kapsamında İran’ın nükleer silah sahibi olmayacağına dair bir mutabakata varıldığını ifade etti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise anlaşmanın geniş bir çerçeve sağladığını ve detayların sonraki müzakerelerde belirleneceğini vurguladı. Anlaşma sonrası küresel piyasalarda ilk etapta bir hareketlilik gözlense de, detayların netleşmemesi yatırımcıları temkinli davranmaya itti.
Hürmüz Boğazı’ndan transit geçişin yeniden başlamasına yönelik güven ortamının tesis edilmesinin haftalar sürebileceği tahminleri, piyasalardaki temkinli görünümün sürmesine neden oluyor. Anlaşma piyasalarda ilk etapta rahatlama yaratsa da, ABD ile İsrail’i karşı karşıya getirebileceğine dair haber akışı, sürecin ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Analistler, anlaşmanın önemli bir oynaklık kaynağını ortadan kaldırabilecek diplomatik bir adım olduğunu belirtirken, kalıcılığına ilişkin endişelerin devam ettiğini ifade ediyor.
Yatırımcıların odağı, yarınki ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısına çevrilmiş durumda. Ayrıca, Fransa’da düzenlenecek G7 Zirvesi de dış politika gündeminde öne çıkıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonominin dayanıklılığını koruduğunu ancak emtia fiyatları, enflasyon ve finansal koşulları etkilediğini belirtti. Ancak henüz küresel bir yavaşlamaya işaret etmediğini ekledi.
Makroekonomik veri tarafında, ABD Merkez Bankası (Fed) New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi haziranda 5,7’ye inerken, sanayi üretimi mayısta aylık yüzde 0,1 arttı. Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,48, dolar endeksi 99,80 seviyesinde seyrediyor. Altının onsu 4 bin 322 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı ise 82,4 dolardan işlem görüyor.
New York borsası, ABD-İran mutabakatı ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle pozitif bir seyir izledi. SpaceX’in halka arz sürecini tamamlayarak yaklaşık 85,7 milyar dolar brüt gelir elde ettiği duyuruldu. Petrol fiyatlarındaki gerileme enerji şirketlerinin hisselerini olumsuz etkilerken, enerji maliyetlerindeki düşüş hava yolu şirketlerinin hisselerini destekledi. Exxon Mobil ve Chevron hisseleri düşerken, United Airlines, American Airlines ve Delta Air Lines hisseleri değer kazandı. Fox hisseleri ise Roku’yu satın alma anlaşması sonrası geriledi. Dow Jones endeksi yüzde 0,92, S&P 500 endeksi yüzde 1,65 ve Nasdaq endeksi yüzde 3,07 arttı. Dow Jones endeksi 51.945,89 puanla rekor seviyeye ulaştı.
Avrupa borsaları, İngiltere hariç yükselişle haftanın ilk işlem gününü tamamladı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, yüksek enerji fiyatlarının ekonominin diğer alanlarına yayılmaya başladığını ve enflasyonun ikinci tur etkilerine karşı tedbir alınması gerektiğini belirtti. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel de Orta Doğu’daki gerilimin azalması durumunda dahi ECB’nin enflasyon riskine karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi. Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi nisanda yüzde 0,1 arttı. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,05, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,66 değer kazanırken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,39 geriledi.
Asya borsaları, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı ve Çin’den gelen zayıf makroekonomik veriler sonrasında karışık bir seyir izledi. BoJ, politika faizini 1995’ten bu yana ilk kez 25 baz puan artırarak yüzde 1’e çıkardı. Banka, ekonomik faaliyet ve fiyatlardaki gelişmelerin yanı sıra finansal koşullara yanıt olarak politika faiz oranını yükseltmeye ve para politikasındaki genişlemeci duruşun derecesini ayarlamaya devam edeceğini açıkladı. Japon devlet tahvillerine yönelik aylık alım tutarının azaltılması planlanıyor. Enflasyonist baskılar ve zayıf yen, faiz artırımına neden olan önemli sebepler arasında yer aldı. Çin’de mayıs ayı perakende satışlar yüzde 0,6, kentsel sabit varlık yatırımları yüzde 4,1 azaldı. Yeni konut fiyatları yüzde 0,2, ikinci el konut fiyatları yüzde 0,3 geriledi. Sanayi üretimi ise yüzde 4,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,9 yükselirken, Çin’de Şanghay bileşik endeksinde yatay seyir izlendi. Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 3,64 değer kazanarak 14.446,42 puandan tamamladı. Dolar/TL, 46,3030 seviyesinden işlem görüyor. Orta Doğu’da barış ikliminin tesis edileceğine yönelik beklentiler ve tahvil faizlerindeki gerileme ile Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 19 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini görerek 218,98 baz puana geriledi. Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksinin, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi, ABD’de konut başlangıçları ve inşaat izinlerinin takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puan direnç, 14.300 ve 14.200 puan destek konumunda bulunuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]