İş Kazası Davalarında Sağlık Raporu: Bilirkişi Dosyada Neye Bakıyor? Bir iş kazasının ardından açılan tazminat davasında, tarafların iddiaları kadar dosyadaki belgeler belirleyicidir. Bilirkişi incelemesi, olayın nasıl gerçekleştiğini ve işverenin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini değerlendirir. Bu değerlendirmede sağlık gözetimi belgeleri, sanıldığından çok daha merkezi bir yer tutar. Bu yazı hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; amacı, sağlık…
Bir iş kazasının ardından açılan tazminat davasında, tarafların iddiaları kadar dosyadaki belgeler belirleyicidir. Bilirkişi incelemesi, olayın nasıl gerçekleştiğini ve işverenin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini değerlendirir. Bu değerlendirmede sağlık gözetimi belgeleri, sanıldığından çok daha merkezi bir yer tutar.
Bu yazı hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; amacı, sağlık gözetimi dosyasının dava süreçlerindeki işlevini işveren perspektifinden anlaşılır kılmaktır.
İş kazası davalarında tazminat tutarını belirleyen temel unsurlardan biri kusur dağılımıdır. İşverenin kusuru arttıkça ödenecek tutar büyür; çalışanın kendi kusuru varsa tutar buna göre indirilir.
Kusur belirlenirken işverenin, çalışanı gözetme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği incelenir. Bu yükümlülük geniştir: güvenli çalışma ortamı sağlamak, risk değerlendirmesi yapmak, eğitim vermek, koruyucu donanım sağlamak ve çalışanın işe uygunluğunu denetlemek bu kapsamdadır.
Son madde, sağlık gözetiminin devreye girdiği noktadır. Sorulan soru basittir: bu kişinin bu işi yapmaya sağlık yönünden uygun olduğu, kaza öncesinde belgelenmiş miydi?
Bu sekiz başlık, dosyanın sağlık gözetimi tarafını büyük ölçüde belirler. Her biri basit ve nesnel biçimde kontrol edilebilir; yorum gerektirmez, belge ya vardır ya yoktur.
En ağır senaryodur. Çalışanın işe uygunluğu hiç değerlendirilmemişse, işverenin gözetme yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunması zorlaşır. Kazanın sağlık durumuyla ilgisi olmasa bile, eksiklik genel kusur değerlendirmesine yansır.
Kaynakçı olarak çalışan bir personele yalnızca kan ve idrar tahlili yapılmış, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi istenmemişse; ya da yüksekte çalışan bir personele EKG ve denge değerlendirmesi yapılmamışsa, dosyada bir belge vardır ama işlevi yoktur. Bilirkişi bu durumda değerlendirmenin şeklen yapıldığı, esasa ilişkin bir inceleme yürütülmediği sonucuna varabilir.
Bu senaryo diğer ikisinden daha ağırdır. Hekim “yüksekte çalışmamalı” ya da “gece postasında görevlendirilmemeli” kısıtını yazmış, işveren bu kısıtı bilerek personeli o göreve vermişse, ortaya bilinçli bir ihlal tablosu çıkar. Bu durumda kusur oranı belirgin biçimde yükselir.
Bu üçüncü senaryonun ilginç yanı şudur: muayene yapılmamış olsaydı işverenin durumu daha iyi olurdu. Bu paradoks, kısıtların operasyona aktarılmasının neden muayenenin kendisi kadar önemli olduğunu gösterir.
Tazminat davasının yanında ikinci bir süreç daha işler. Kurum, kazalı çalışana ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini, bağladığı geliri ve tedavi giderlerini, kusurlu bulduğu işverenden geri talep eder.
Bu davalarda da kusur belirlemesi esastır ve sağlık gözetimi eksikliği en kolay ispatlanan kalemlerden biridir. Çünkü tartışma tıbbi bir yorum meselesi değildir; bir belgenin dosyada bulunup bulunmadığı meselesidir. Tanık ifadesine, çelişkili beyanlara ya da uzman görüşü farklılıklarına gerek kalmadan sonuca varılır.
Tablonun olumlu tarafı da vardır. Doğru düzenlenmiş bir sağlık gözetimi dosyası, işverenin lehine üç şekilde çalışır.
Birincisi, özen yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösterir. Muayenenin işe uygun kapsamda yapılmış olması, işverenin riski ciddiye aldığının somut kanıtıdır.
İkincisi, mevcut sağlık durumunu belgeler. Çalışanda kaza öncesinde de bulunan bir rahatsızlık kayıt altındaysa, kaza sonrası tabloya bu durumun katkısı ayrıştırılabilir. Kayıt yoksa tüm tablo kazaya bağlanma eğilimi gösterir.
Üçüncüsü, kısıtların bildirildiğini gösterir. Hekim kısıt koymuş, işveren bu kısıta uygun görevlendirme yapmış ve çalışan buna rağmen kısıt dışına çıkmışsa, kusur dağılımı farklı şekillenir.
İş kazası anlıktır; meslek hastalığı yıllara yayılır. Bu fark, sağlık gözetiminin rolünü de değiştirir. Meslek hastalığı dosyalarında belirleyici olan tek bir belge değil, zaman içindeki ölçüm serisidir.
İşe giriş odyometrisi ile on yıl sonraki odyometri karşılaştırıldığında, kaybın ne kadarının bu süre içinde oluştuğu sayısal olarak görülür. Aynı şey solunum fonksiyon testi ve akciğer grafisi için de geçerlidir. Başlangıç ölçümü olmayan dosyalarda bu karşılaştırma yapılamaz ve belirsizlik genellikle işveren aleyhine yorumlanır.
Bir kaza yaşandıktan sonra dosyayı düzeltmek mümkün değildir; geriye dönük tarihli belge üretmek ise ayrı bir sorun yaratır. Dolayısıyla tek işe yarar zaman şimdidir. Kontrol edilecekler:
Sağlık gözetimi dosyası, iş kazası davalarında en sessiz ama en etkili belgedir. Tanık ifadesi gibi çelişkiye açık değildir, uzman yorumuna göre değişmez; ya vardır ya yoktur, ya işe uygundur ya değildir.
Bu nedenle dosyanın kalınlığı değil, içeriğinin işle tutarlılığı önemlidir. Tetkikleri risk değerlendirmesiyle uyumlu biçimde seçen, sonuçları karşılaştırılabilir biçimde arşivleyen ve kısıtları yazılı olarak bildiren bir süreç kurmak gerekir. Satem Grup – İşe Giriş Sağlık Raporu hizmeti bu bütünlüğü sağlamak üzere muayene, tetkik, belgeleme ve dijital arşivleme adımlarını tek elde topluyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]