TÜİK verilerine göre, inşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı mayısta %1,2 artarak 1 milyon 933 bin 256’ya ulaştı. Bu rekor seviye, kentsel dönüşüm projelerinin etkisiyle gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de ücretli çalışan sayısı mayıs ayında yıllık bazda %0,5 artarak 15 milyon 970 bin 105’e ulaştı. Bu artışta en dikkat çekici gelişme inşaat sektöründe yaşandı. İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı %1,2 artışla 1 milyon 933 bin 256 kişiye çıkarak, mayıs ayları bazında en yüksek seviyeye ulaştı.
Mayıs ayında inşaat sektöründeki toplam 1 milyon 933 bin 256 ücretli çalışanın 1 milyon 266 bin 543’ü bina inşaatında, 248 bin 252’si bina dışı yapıların inşaatında ve 418 bin 461’i ise özel inşaat faaliyetlerinde görev aldı. Sektördeki bu istihdam artışının, kentsel dönüşüm projelerindeki hızlanma ile doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor.
İstanbul’da Temmuz itibarıyla kentsel dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı 276 bini aşmış durumda. Uzmanlar, bu durumun kentsel dönüşümün güçlü bir ivmeyle sürdüğünü gösterdiğini ifade ediyor.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, inşaat sektöründeki bu istihdam rekorunun, sektörün canlılığını koruduğunun ve toparlanmanın istihdam tarafında da sürdüğünün bir göstergesi olduğunu belirtti. Hepşen, özellikle bina dışı yapı inşaatındaki %4’lük artışın altyapı ve kamu yatırımlarını, bina inşaatındaki %1’lik artışın ise daha sınırlı bir ivmeyi yansıttığını ekledi.
Prof. Dr. Hepşen, kentsel dönüşüm projeleri, konut satış rakamlarındaki ivme ve deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin istihdamı destekleyen başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Ancak, finansman koşullarının sıkı olması ve yeni konut üretiminin istenilen hızda artamaması gibi faktörlerin istihdam artışını sınırladığını da sözlerine ekledi.
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli de inşaat sektöründe üretimin hızlandığını ve hem yeni projelerin hem de kentsel dönüşümün istihdam artışında etkili olduğunu belirtti. Keçeli, öngörülebilirliğin artmasının da üretimin artmasındaki ana nedenlerden biri olduğunu dile getirdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]